COP31 Alanı Türkiye’nin En Büyük Açık Hava Sanat Sahnesine Dönüşüyor
COP31 Alanı'nda 1 milyon 100 bin metrekarelik sergi, 1.000'i aşkın eser ve 50'den fazla açık hava enstalasyonu iklim çağrısı için sahneye çıkıyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya’daki COP31 Alanı’nın tamamını COPArt Projesi kapsamında hem açık hava hem kapalı sanat galerisi olarak kullanacak. Resimden sergiye, panelden açık hava enstalasyonlarına uzanan farklı sanat dallarıyla iklim eylemine çağrı yapılacak. Projenin ana teması “Hâlâ Mümkün / Still Possible” olarak belirlendi.
COP31 Başkanı ve Bakan Murat Kurum, süreci şu sözlerle duyurdu: “Doğanın hikayesini, sanatın gücüyle dünyaya anlatacağız.” Kurum, alanın 1 milyon 100 bin metrekarelik sergi büyüklüğüne, 1.000’in üzerinde esere ve 50’den fazla açık hava enstalasyonuna ev sahipliği yapacağını belirtti.
Etkinlik takvimi ve katılım
Sanat etkinlikleri, Taraflar Konferansları ile eş zamanlı olarak 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek. Direktör ve küratörlüğünü Nagihan Özel’in yürüttüğü programda Yeşil Bölge’deki etkinliklere vatandaşlar ücretsiz katılabilecek. Mavi Bölge’deki etkinlikler ise yalnızca BM tarafından akredite edilen ülke ve devlet temsilcilerine açık olacak.
Kapalı alanda Türk sanatının ustaları
6 bin 600 metrekarelik kapalı sergi alanında 48 panel ve söyleşi yapılacak. “Altı Usta Altı İz” başlıklı sergide Fahrelnissa Zeid, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz ve Haluk Akakçe’nin eserleri yer alacak. Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı’nın eserleri de ilk kez kamuoyuyla buluşacak.
Uluslararası sanatçılar ve açık hava eserleri
Uluslararası seçkide Anselm Kiefer, Heinz Mack, Cecilia Vicuña, Eva Jospin, Todd Gray, Xavier Cortada ve Zaria Forman gibi isimlerin çalışmaları yer alacak. Eva Jospin’in mukavva ormanları, Zaria Forman’ın eriyen buzulları ve NILS-UDO’nun doğada ürettiği geçici işlerin fotoğrafları, insanın doğayla ilişkisini farklı açılardan ele alacak.
COPArt Direktörü ve Küratörü Nagihan Özel, projenin amacını şöyle anlattı: “Bir ormanın yaşaması, bir türün varlığını sürdürmesi ve bir eserin yeni kuşaklarla buluşması, bugün gösterdiğimiz özenle ilişkili. Ziyaretçinin bu karşılaşmadan kendi hayatında neyi koruyabileceğini düşünerek ayrılmasını istiyorum.”



