Kültürel Mirasta Kapsayıcılık: Erişim Herkes İçin Nasıl Mümkün Olur
TÜBA’nın yayımladığı yeni eser, kültürel mirasta kapsayıcılığı teknoloji, müzecilik ve kamu politikaları ekseninde ele alıyor.

TÜBA tarafından yayımlanan “iNCLUSION in the Cultural Heritage Sector” başlıklı eser, kültürel mirasın herkes için anlaşılabilir ve katılıma açık hâle getirilmesine yönelik bilimsel yaklaşımları bir araya getiriyor. Prof. Dr. Muzaffer Şeker ve Doç. Dr. Kevser Çınar editörlüğünde hazırlanan kitap, kapsayıcılığı yalnızca fiziksel erişimle sınırlamadan engelli bireylerin ve kültürel yaşama katılımda güçlük yaşayan grupların deneyimleri üzerinden ele alıyor.
Yayın; müze yöneticileri, turizm profesyonelleri, eğitimciler, mimarlar, şehir plancıları, dijital teknoloji geliştiricileri ve kamu politikası uzmanları için bir başvuru kaynağı niteliğinde. Kitapta kuramsal tartışmaların yanı sıra literatür incelemeleri, kurumsal deneyimler ve saha çalışmalarına dayanan değerlendirmeler yer alıyor.
Teknoloji ve Katılım Arasındaki Denge
Eserde kültürel miras turizmi, kültür kurumlarında katılım, dijital hikâye anlatıcılığı ve kapsayıcı eğitim gibi başlıklar ele alınıyor. Görme engelli bireyler için dokunsal sergilerden çok duyulu müze tasarımına kadar farklı uygulamalar inceleniyor. Kitaba göre erişilebilirlik, yalnızca binaların fiziksel özellikleriyle değil, kurumların çalışma biçimi, kültürel anlatılar ve hangi toplulukların hafızasına yer verildiğiyle de ilişkili.
Doç. Dr. Kevser Çınar, önsözünde erişimin temel bir kültürel hak olduğunu, ancak tek başına kapsayıcılık anlamına gelmediğini vurguluyor. Çınar, yapay zekâ, artırılmış gerçeklik ve çok duyulu arayüzler gibi dijital araçların erişimi genişletebileceğini belirtirken teknolojinin kendiliğinden kapsayıcı olmadığına dikkat çekiyor.
Kurumsal Sorumluluk ve Bilimsel Üretim
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, sunuş yazısında kültürel mirası ortak hafızanın ve toplumsal katılımın alanı olarak tanımlıyor. Şeker, kapsayıcılığın yalnızca sosyal adalet meselesi olmadığını, aynı zamanda bilimsel ve kurumsal bir sorumluluk taşıdığını ifade ediyor.
Eser, Erasmus+ programı tarafından ortak finanse edilen iNCLUSION projesinin bilimsel çıktıları arasında yer alıyor. Proje kapsamında yükseköğretim öğrencilerinin engelli bireylere yönelik dönüştürücü kültürel deneyimler oluşturma kapasitelerinin geliştirilmesi hedefleniyor.



